Hadi Kalk ve Harekete Geç!

Kendini yenik hissettiğin anlar olmuştur elbet ya da yalnız veya ne bileyim biraz bitkin. Bazen de yıpranmış ve tökezlemiş hissedersin, hatta pes etmiş… “Küstüm, oynamıyorum.” der için bazen.
Hayatın getirebileceklerini unuttuğun anlardır onlar ya da hayatın sana sunduklarını göremediğin…

Her şeyin bir anda değişebileceğini unutursun… Hayatın süprizlerle dolu olduğunu ve iyi hissetmenin biraz da senin elinde olduğunu… İçindeki karamsarlık ve hissizlik seni kör eder, hiçbir şey göremez olursun.

Beklersin ve beklersin; bir şeyler olsun diye, bir şeyler değişsin diye, bir şeyler yoluna girsin diye… Öyle anlarında sadece oturur ve beklersin.

Ama beklememelisin!

İşte tam da öyle anlarda silkinip bir kendine gelmeli, hayatın beklenmeyecek kadar kısa olduğunu hatırlamalı ve harekete geçmelisin.

Çünkü oturup beklemek istersen hayat seni reddetmez ve oturup beklemeni sağlar. Karşına bir şeyler getirmez ki sen rahat rahat otur ve bekle. Harekete geçmeye karar verdiğinde ise emirlerine uyar ve mucizelerle dolu kutusunu acip sana bir şeyler sunar; irili ufaklı kayda değer ya da değil… O sadece verdiğin komutları dinler ve ondan istenileni yapar. İşte bu yüzden hiçbir zaman pes etmemelisin ve her zaman çabalamalı…

Direnmenin nesi kötü ki? Hayatın rutinliğine direnip kendine küçük mutluluklar yaratmaya çalışmanın nesi kötü? Ve çabalamak ne kadar zor olabilir ki? Mutlu olmaya çabala, hareketli olmaya çabala, karşına fırsatlar çıkmıyorsa kendine fırsatlar yaratmaya çabala, sınırlarını zorla ve hayat rutinini yıkmaya çabala… Emin ol sonunda başarırsın!

Zor gelse de, yorucu gibi görünse de kalk ve harekete geç! Çabala! Çünkü sen harekete geçmezsen hayatta senin için harekete geçmez.

Yaşamak böyle bir şey işte; etki tepkiyi doğurur… Pes edersen hayatta sana pes eder, bir şeyler yapmak istemezsen hayatta sana bir şeyler yapmak istemez ve öylece oturup beklersen hayatta gelir karşına ve seninle birlikte oturup bekler.

Laf aramızda; hayat hep kolaya kaçar yani. Bu yüzden kolaya kaçmaması gereken kişi tam da sensin aslında.

Sen, ben ve hepimiz!

Hayata direnmeliyiz, hayata inat etmeliyiz, hayatı sımsıkı kavrayıp şöyle bir sarsarak güzelce kendine getirmeliyiz. Mutlu olmak için mücadele etmeliyiz, sıkıntılarımızı yenmek için mücadele etmeliyiz, kendimize fırsatlar yaratmak için mücadele etmeliyiz, uğraşmalı ve didinmeliyiz.
Çünkü sen mutlu hissetmeye başlarsan hayat sana mutlulukla doğar, sıkıntılarınla yaşamaya alışırsan ise hayat seni sıkıntıya boğar. İşte hepsi bu!

Kalk şimdi oturduğun yerden… Miskinliği bırak, karamsarlığı bırak, seni üzen, seni tedirgin eden, sana kendini kötü hissettiren şeyleri yok say, geçmişi bırak, geleceği bırak, kaygılarını kenara at ve telaşlarını çok uzaklara fırlat. Bir an için derin bir nefes al şöyle ve şükret o nefese. Yapabileceklerine şükret, içindeki güce şükret, hayatının mutlu anlarına şükret.

Hadi kalk ve harekete geç! Çünkü hayat beklemeye değmez ve bekletmeye gelmez!

Yorum bırakın

Filed under Genel

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s