Supppper Mariooo!

Oturuyoruz kalkıyoruz, ilişki nasıl bir şey? Dönüyoruz dolaşıyoruz ilişki nasıl çözülür? Düşünüp de duruyoruz yolu nedir yordamı nedir? Öyle mi yapılmalıdır, böyle mi? Kuralları var mıdır, hepten kuralsız mıdır?

Hani kadınla erkek ilişkisinin dinamiklerini çözmek için konuşup konuşup da kesin bir karara varamıyoruz ya, hani aslında bu işin tam da bir kuralı kaidesi yok diyoruz ya, hani senin ilişkin şöyle benimki böyle, bir önceki ilişkim böyleydi, bu ise şöyle diye ilişki kıyaslaması yapıp duruyoruz ya, bence saçmalıyoruz!

Bu yaşanan, yaşanamayan, karmaşıklaşan ilişki meseleleri tek kelimeyle süper. Ciddiyim süper! Çünkü yaşadığımız ilişkilerin tek açıklaması da süper. Hem de iki kelimeyle Süper Mario.

Nasıl yani demeyin, hadi itiraf edin hepiniz hayatınızın bir dönemini Süper Mario’nun prensese kavuşması için parmaklarınızı ağrıtarak geçirdiniz. Peki bunun yaşadığımız ilişkilerle alakası mı ne? Biz ilişki yaşamıyoruz hanımlar beyler, biz ilişkilerimizde Süper Mario oynuyoruz. Her yeni ilişkide starta basıyoruz ve oyuna başlıyoruz.

Bakın mesela ilişki dediğimiz şey levellardan oluşuyor. Her level bir öncekinden daha da zor hale geliyor, daha fazla canavar ve böcek, daha zorlu bir yol bizi bekliyor. Bakmayın böyle dediğime daha uzun yol aynı zamanda daha fazla altın da demek oluyor. Atlıyoruz, zıplıyoruz, koşuyoruz, yavaşlıyoruz ve bir sonraki levela geçmeye uğraşıp duruyoruz, tıpkı Mario Amca gibi. Bir sonraki levelda ise asla aynı yolla karşılaşmıyoruz, kendimizi ya uzayda ya Mısır’da buluyoruz.

Üstelik her ilişkinin belli sayıda canı var. Hiç hata yapmadan ilerlersek ve bonusları iyi toplarsak canlarımız artabiliyor ama yaptığımız her hata, üstünden atlayamayıp tosladığımız her canavar yani yaşadığımız her kriz ilişkiden bir can alıp götürüyor. Canlar bittiğinde ise hiç şansımız yok, istediğimiz kadar uğraşalım, hoplayalım, zıplayalım, taklalar atalım, Mario gider ilişki biter.

Benzerlik sizce de şaşırtıcı değil mi? Örneğin ilişkinin bir bilindik tehlikeleri var; üzerine atlayınca yok olan ya da pas geçip devam edebileceğimiz, bizi çokta etkilemeyen küçük siyah nokta böcekleri. Fakat birde tepeden tepeden gelen, ne zaman ortaya çıkacağı belli olmayan krizleri var, uçan sinekler. Hadi bakalım gel de o uçan sineklerle baş et şimdi. Bu uçan ilk kez karşımıza çıkışı şaka gibi gelir, bir anda belirir, bizi afallatır hatta acemiliğimizden dolayı ilişkinden bir can bile alıp götürebilir ve bir anda yok olur. Sonraları mı? İnsan uçan sineklere bile zamanla alışılır, itinayla yok eder sonra da oturup daha zor düşmanları bekler.

Hepte kötü yanlarını mı göreceğiz yani ilişkilerin? Peki ilişkinin altınları? Savaştığımız canavar kadar topladığımız altınlar da bize inanılmaz haz vermez mi? İlişki boyunca paylaştığımız bütün güzel anlar ve attığımız kahkahalarıdır o altınlar. Kimi zaman çok, kimi zaman az. Kimi level sonunda canavar öldürmekten altın toplayamadığımızı görür, kiminde canavarları görmezden gelir, toplayabildiğimiz kadar altın toplar, ilişkiyi daha da kıymetli hale getiririz. Zenginizdir artık oh ne ala! Üstelik o altınlar bazen gözümüzün önünde, yolumuzun üstünde bazense çok çok sonra fark edeceğimiz tünellerin içinde gizlidir. O tünellerin yeri suprizdir ve biz o tünelleri bulduk mu, karşımıza çıkanlar nefistir! Göz kamaştırır, duygusal anlar yaşatır, sevinçten dört köşe eder. Yani ilişki bir anda sevgi patlaması kıvamına ulaşır, ömrü uzar.

Karışıktır bu ilişki meseleleri, yolu uzundur, öyle hazıra konmak olmaz. Hepsinin düşmanları, altınları, çelişkileri, mutlulukları yani aşamaları ve yaşananları farklı olsa da illaki hepimiz o levelları geçmek zorundayızdır. Yoksa ilişki ilişki olmaz, yoksa super mario diye bir oyun oynanmaz.

Üstelik işin en komik yanı hepimiz biliriz ki Mario süper kahraman falan değildir. Hiçbir süper gücü, yanar döner becerisi yoktur sadece yürür durur. Daha da kötüsü bıyıklı ve güdüktür. Ama biz yıllarca bıkmadan, usanmadan ona super der başka sıfat kondurmayız, tıpkı ilişkilerimizde olduğu gibi. Nede olsa hiçbirimiz yaşarken ilişkisine toz kondurmak, yaşadığı ilişkiyi sorunlu yansıtmak istemez. Yaşarken ilişkilerimiz vasat bile olsa dışarıdan mükemmeldir, romantiktir, paha biçilmezdir. Yani bizim kısa boylu, tıknaz, hafif göbekli mariomuz aslında alımlı, karizmatik, uçabilen hatta uçmakla kalmayıp ışınlanabilen bir super adamdır.

Yani aslında ilişki dediğin şey bu kadar basittir. İlişki dediğin şey levellarla doludur, ilişki dediğin şeyde altınlarda vardır canavarlarda. İlişki dediğin şeyin canları da vardır bonuslarıda. Yani ilişki dediğin şey hem eğlencelidir hem stresli.

Yani kısacası ilişki dediğin şey Süper Mario’dur başka bir şey değil!

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Genel

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s