Kontrol 1…2…

Biz kadınlar, hepimiz birer kontrol manyağıyız. Kontrol bizde olduğu sürece güç bizde mantığıyla donatılmış yaratıklarız. Kontrolü kaybettiğimiz durumlarda yenilgiye uğrayacağımız paniğiyle apayrı karakterler oluruz. Panik ataklar, telaşlı haller, tırnak yemeler, dudak ısırmalar ve aşırı yeme/yememe, aşırı uyku/uykusuzluk hali bünyemizi ele geçirir. İşler kontrolümüz dışına çıkar çıkmaz anında ‘yenilmek üzereyim’ paniğiyle derin bir telaşa düşer, karakter değiştiririz.

Oysa ne zamandan beri kontrol dışında gelişen olaylar yenilgi sayılıyor ki? Hayır aslına bakarsanız yenilmiyoruz, değişiyoruz ve değişimimizin evreleri bu sancılı süreçle gerçekleşiyor. Kadın ruhu her negatif durumda biraz daha güçlenmeye programlı ve bu negatif durumlar çoğu zaman kontrol edemeyeceğimiz süreçlerde gerçekleşiyor.

Hadi şimdi sıradan, çok rastlanır, illa ki yaşanmış bir örnekle kontrol manyaklığımızı tescilleyelim.

Bknz. Ayrılıklar. Hangimiz ayrılıkları hasarsız atlatmayı başarırız ki? Büyük kazalardan, ufak çiziklere ayrılıklar bünyemize zararlıdır hele ki karşı taraftan geliyorsa ya da ilişkinin gidişatı bizi ayrılığa zorluyorsa… Normal atlattığımız, sakin karşıladığımız bir ayrılık varsa bilin ki o aslında yaşanmak istenmemiş bir ilişkinin iç rahatlamasıdır. Ama istem dışı gelişen her ayrılıkta kontrolü kaybetmek üzereyizdir ve tümü aynı belirtileri gösterir; panik havasıyla yapılan saçma konuşmalar, ilişkiyi kurtarmaya yönelik tasarlanan A-B-C hatta D planları, boşa akıtılan göz yaşları, yalvarmalar, yakarmalar, rest çekmeler ve derin çaresizlik hissi… Ayrılıklar freni patlamış yokuş aşağı giden bir araba gibidir, durdurmak isterseniz sadece altında kalır ezilirsiniz. Zaten biz kadın milleti de çoğu zaman durdurmaya çalışır ve eziliriz.

Bu panik atak çabalarımıza rağmen herşey olup bittiğinde ve bir ilişkinin sonuyla karşılaştığımızda nasıl hissederiz? Hüsrana uğramış, bitap, kırık, dökük, maçın 1-0 mağlubiyetiyle biten koca bir yenilgi… İşte o meşhur yenilgi hissi bünyemizi kaplamıştır bile… Ve ardından toparlanma süreci başlar! Öyle ya da böyle kontrol yine bizde olmalıdır, ‘Arkanı dön ve çık istenmiyorsun artık’ felsefesiyle işi ele alır ‘güçlendim herşey bambaşka olacak’ ideolojisiyle noktayı koyarız, ki bu dönem kaybettiğimiz kontolün ele geçirilmesi sürecinden başka birşey değildir aslında.

Toparlandıktan sonra da artık güç yine bizdedir, kendi kontrolümüzü ele geçirmiş, başkasını kontrol etmeye hazırıdır çünkü biz süper kontrol manyaklarıyızdır!

Peki bir dahaki sefere kontrolü kaybettiğimizde ne mi yapacağız? Engin tecrübelerime dayanarak şunu söyleyebilirim ki; hiç birşey! Çünkü kontrol dışı kalmak bir nevi devre dışı kalmak gibidir. Böyle zamanlarda istesekte komut alamaz, kural tanımayız, en mantıklı hareketleri elimizin tersiyle iter, nerde ne kadar saçmalık varsa hepsini yapıldı olarak işaretleriz. Ruhumuz bizi nasıl yönlendirirse onun emirlerini dinler, ne isterse ona uyarız. Uğraşır, didinir, çabalarız… Sonrası mı? İster sancılı, ister sancısız olsun kontrol yine bizde!

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Genel

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s